Ufkumuzu Abdulhamid'e İndirgeyenler
Kategori: Siyaset  |  Okunma: 1521  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  12 Nisan 2017


UFKUMUZU ABDULHAMİD’E İNDİRGEYENLER!

Allah rahmet etsin Necmettin Erbakan hep Fatih Sultan Mehmed üzerinden vizyon ortaya koyar ve siyaset üretirdi. Çağ açıp kapatan Fatih Sultan Mehmed!

Bakıyorum da onun talebeleri olduğunu iddia edenlerin vizyonu Abdulhamid’e inmiş. Öyle böyle değil; Osmanlı tarihinin en kasvetli dönemi bize vizyon olarak dayatılıyor.

Henüz iktidarın yamacına bile tutunmadığımız yıllarda, bir mahalle karakoluna komiser atama gücümüz yok iken dahi ufkumuz ve vizyonumuz Fatih Sultan Mehmed idi. 14 yıldır iktidardayız; bırakın karakola komiser atamayı MİT müsteşarından tut Genel Kurmay Başkanına kadar atama yapacak güce gelmişiz ama ufkumuz ve vizyonumuz Abdulhamid’e düşmüş.

14 yıl önce iktidara geldiğimizde kendimize Abdulhamid’in vizyonunu örnek alsaydık bir şekilde anlayabilirdim çünkü tıpkı Abdulhamid gibi, millî güvenlik anlamında  olmasa da ekonomik olarak bir enkaz devralmıştık. İktidarımızın 14. yılında, kalkıp da vizyonumuzu ve ufkumuzu Abdulhamid’e benzetirsek adama bin tane soru sorarlar; hatta ikibin tane, üçbin tane soru sorarlar!

Osmanlı Tarihinde tarikatları istihbarat faaliyetinde kullanan en önemli padişah Abdulhamid’dir. Müslümanın yaşadığı her yere istihbarat faaliyeti yürüten tarikatları sızdırmış olan Abdulhamid’in bu faaliyetinin izleri fiilî olarak silinmiş olsa da Tarikatçı Zihniyetin Abdulhamid’e ilgisinin ve muhabbetinin hâla sürdüğünü görebiliyoruz.

Çünkü Tarikat ve Şeriat(Hukuk) bir zihniyet mes’elesidir. Birey, kendi iç dünyasını tarikat ile tanzim eder, dış dünyasını ise şeriat (hukuk) ile. Ama İslam Dünyası özellikle son 300 yıldır Tarikatçı Zihniyet ile dünyayı ve siyaseti tasavvur ediyor ve bu Tarikatçı Kafa,  İslam Dünyasının en büyük sorunudur! İslam Dünyasında içtihat kapısının kapanma yani gerileme döneminin müsebbibi de Şeriatçı (hukukçu) Zihniyetten kopuştur!

Tarikatta önermeler senin önüne konulur ve bu önermelerden ne sonuç çıkarman gerektiği de öğretilir ya da dayatılır.

Şeriatta ise önermeleri sen seçer ve gerekirse birçok sonuç çıkarırsın bu önermelerden ve bu çıkardığın birçok sonuçtan hangisini seçmen gerektiğine de yine sen karar verirsin. Bu yüzden Şeriat İlminde ufuk sonsuzdur çünkü ilim ile doğru orantılıdır. Tarikatçi Akılda ise tam tersidir.

Erbakan 1998’de, partisinde zihniyet değişimi ihtiyacı duyduğunda, partisinin en büyük sorununun Tarikatcı Zihniyet olduğunu ve partisindeki Şeriatçı (Hukukçu) Zihniyete sahip olanların partide mutlaka insiyatif alması gerektiğini görmüştür ve bunu kapalı kapılar ardında tartışmıştır da.

                                             Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link