Duydum ki Elaziz'e Gökdelen Yapılmış
Kategori: Güncel  |  Okunma: 1112  |  Puan: Henüz oy verilmedi  |  06 Mart 2017

DUYDUM Kİ ELAZİZ'E GÖKDELEN YAPILMIŞ

 

Dün Elazığ'la yaptığım bir telefon görüşmesinde, Elazığ'da 30 katlı 2 gökdelenin yapıldığını ve daha önce 8 kat olan yüksekliğin 30 kata çıkartıldığını öğrendim.

Cumhurbaşkanımızın aylardır "Yüksek katlara karşı verdiği mücadele"yi şu şekilde mi anlamalıyız "İstanbul için bu kadar gökdelen yeter; diğer şehirlerde yapabilirsiniz"...

Türkiye'nin bir çok şehrini gezdim ve emin olun ki Türkiye'nin en modern şehirlerinde bile yüzlerce cumbalı evler, yüzlerce yıllık konaklar hâla mevcut. Bence Türkiye'deki şehirler içerisinde, şuursuzca yapılaşan; eskiyi tarumar ederek, geri dönülemeyecek halde yıkarak üzerine yeni binalar diken tek il Elâzığ.

Son 35 yılda, eskiye dair güzel olan ne varsa hiç bir şehirde Elâzığ’daki kadar yok edilmedi. Yetmemiş ve hâla ders alınmamış olmalı ki bu kez de dikey yapılaşma varoşuna döndürecekler Azizler Şehrini.

Biz eski mahallelerimizi ve mahalle kültürümüzü yeniden ihya edelim derken; tam aksi istikamette bir felakete doğru sürüklenmekte Elaziz.

Ve şehrin estetikten ve kültürden ve medeniyetten yoksun; cahil, sözde kanaat önderleri de klasik şark kafası ile Aziz Şehrin ifsad edilmesini izliyor, izlemekle yetinmiyor, duydum ki bazıları gökdelenlere bakıp "Maşalla, yakında Malatya'yı geçerük" diyorlarmış.

Şehrin gökdelen ihtiyacını belirlerken tek başına ekonomik faktör yeterli değildir; bunun yanında fiziksel ve sosyal olarak da değerlendirme yaparak gökdelen ihtiyacı hususunda karar verilmelidir.

Gökdelenlerin yapımına karar verildikten sonra da her şehrin nev-i coğrafyasına münhasır esen rüzgâr koridorlarını kesmeyecek, engellemeyecek, rüzgârın hızını düşürmeyecek şekilde imarına müsaade edilmelidir. Aksi halde 20 km hızla esen rüzgârlar, gökdelenlerin rüzgârı kesmesi neticesi şehre 10 km hızla  girebilecek ve dolayısıyla şehrin doğal klima sistemine müdahale edilmiş olacaktır.

Meteoroloji ve Afet Yönetimi Uzmanı Prof Mikdat Kadıoğlu “Kentsel dönüşüm fiziksel, ekonomik ve sosyal olarak üç aşamalıdır ancak bizde sosyo-ekonomik dönüşüm yok. Sadece yeniden yapma var” diyerek, gökdelenlerin sadece taşı taş üstüne koyabildiğince koymaktan ibaret olduğunu ifade etmektedir.

Mimar ve Kent Bilimci Prof Ahmet Vefik Alp ise son yıllarda ısrarla, gökdelen sektörünü disiplin altına alma yönünde düzenleme yapılmasına dikkat çekmekte ve “Kentsel dönüşümün mühendislik ve finans boyutuna indirgendiğini ve özgün mimari ve sosyo-psikolojik konuların dikkate alınmadığı” eleştirisini yapmaktadır.

İşin ekonomik ve mimarî tarafı rakamlarla işi olanların kaygısı; ben işin sosyal ve psikolojik tarafıyla yani doğrudan insanî tarafıyla ilgileniyorum. Her geçen gün mevcut demografik yapısı bozulan Elaziz’in ifsadını daha bir tahrik edecek, yok olmaya yüz tutmuş mahalle kültürümüzü ve bizi biz yapan selamlaşma geleneğimizi geri dönüşü olmayacak şekilde felç edecek olan gökdelenlere muhabbet beslenmemesi gerektiğinin bilinmesini istiyorum.

5 yıl önce Elazığ’da geçirdiğim 10 günden sonra, Elazığ dönüşü şu tespitimi paylaşmıştım:

“Elazığ’ın demografik yapısı öyle bozulmuş ki mevcut demografik yapının yeni bir kültür yaratması mümkün değil”

demiştim.

Tüm bu bozulmaya rağmen eski mahallelerimizi kısmen ihya etme ve yaşayan mahalle kültürümüzün kırıntılarını da yaşatma ümidim vardı. Duydum ki bu ümitlerimin üzerine de gökdelenler inşa edilmiş!

                                                           Av.Mustafa Özdemir


Bu Yazıyı Oylayın: 

Yorumlar

Henüz Yorum Yazılmamış


Yorum Yazın
İsim:


E-Posta:


Mesaj:
       
       
       
       
Kalın | İtalik
Altçizgili | Link